2012 yılında yürürlüğe giren ve zaman içinde çeşitli güncellemelerle bugünkü halini alan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, Türkiye'nin yapı stokunu yenilemeyi hedefleyen en kapsamlı yasal düzenlemedir. 23 Nisan 2026 itibarıyla, özellikle büyükşehirlerdeki riskli yapıların tespit edilmesi ve güvenli yaşam alanlarının inşa edilmesi süreci, bu kanunun sunduğu hukuki çerçeveyle yürütülmektedir.
Bu kanunun temel amacı, afet riski taşıyan yapıların yıktırılarak yerine güncel deprem yönetmeliklerine uygun, modern ve güvenli binaların inşa edilmesidir. Kanun, sadece binaları değil, aynı zamanda riskli alan ilan edilen bölgelerin bütünüyle iyileştirilmesini de kapsar.
Bir binanın "riskli yapı" olarak tescil edilmesi, dönüşüm sürecinin ilk adımıdır. 2026 yılı uygulamalarına göre süreç şu şekilde işlemektedir:
- Başvuru: Kat maliklerinden herhangi birinin, bakanlıkça lisanslandırılmış kuruluşlara başvurması yeterlidir.
- Teknik İnceleme: Uzman mühendisler tarafından binadan alınan karot örnekleri ve zemin etütleri, risk analizini belirler.
- Onay: Hazırlanan rapor, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından incelenerek onaylanır.
- Tebligat: Riskli olduğu kesinleşen yapılara dair tebligat, tapudaki adreslere gönderilir.
6306 sayılı kanun, geçmiş yıllarda yaşanan tıkanıklıkları aşmak için karar alma süreçlerini kolaylaştırmıştır. Eskiden oy birliği aranırken, güncel düzenlemelerle birlikte paydaşların 2/3 çoğunluğu ile karar alma yetkisi getirilmiştir. Bu durum, dönüşümün hızlanmasını sağlasa da azınlıkta kalan hak sahipleri için bazı sorumluluklar doğurmaktadır.
- Anlaşma: 2/3 çoğunlukla alınan karar, toplantıya katılmayan veya karşı oy kullanan maliklere noter aracılığıyla bildirilir.
- Satış Süreci: Anlaşmaya yanaşmayan maliklerin hisseleri, diğer maliklere veya kamuya açık müzayede yoluyla satışa çıkarılabilir.
Devlet, kentsel dönüşümü teşvik etmek amacıyla çeşitli mali destekler sunmaktadır. Bu destekler, ekonomik koşullara bağlı olarak değişkenlik gösterebilmekle birlikte genel itibarıyla şu şekildedir:
- Kira Yardımı: Evini boşaltan hak sahiplerine, belirlenen süre boyunca aylık kira yardımı yapılmaktadır.
- Faiz Desteği: Dönüşüm kredilerinde devlet destekli faiz indirimi imkanları, 2026 yılı itibarıyla belirli kriterlere (gelir düzeyi, yapı türü vb.) bağlı olarak sunulmaya devam etmektedir.
- Vergi Muafiyetleri: Dönüşüm sürecindeki inşaatlarda KDV indirimi, noter harcı ve vergi muafiyetleri uygulanmaktadır.
Soru: Binam riskli çıkarsa hemen evden çıkmak zorunda mıyım?
Cevap: Riskli yapı raporunun kesinleşmesinin ardından, idare tarafından genellikle 60 günden az olmamak üzere bir süre tanınır. Bu süre içinde tahliye işlemleri tamamlanmalıdır.
Soru: 2/3 çoğunluk kararına uymak zorunda mıyım?
Cevap: Evet, kanun hükmü gereği 2/3 çoğunluk ile alınan kararlar, tüm mülk sahiplerini bağlayıcı niteliktedir.
Soru: Kentsel dönüşümde kiracıların hakları nelerdir?
Cevap: Kiracılar, tahliye sürecinde devletin sunduğu taşınma desteğinden yararlanabilir ancak mülk sahibi olmadıkları için bina hakkındaki kararlarda oy kullanma hakları bulunmaz.
- Lisanslı Kuruluşları Seçin: Sadece bakanlık tarafından yetkilendirilmiş şirketlerle çalışın.
- Sözleşmeleri İnceleyin: Müteahhit firma ile yapılan inşaat sözleşmelerinde teknik şartnamelerin detaylı olduğunu teyit edin.
- Banka Garantisi: Müteahhit firmanın finansal yeterliliğini ve geçmiş projelerini mutlaka sorgulayın.
- Resmi Yazışmaları Takip Edin: E-Devlet üzerinden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı portalını düzenli kontrol edin.
6306 sayılı kanun, sadece bir bina yenileme süreci değil, aynı zamanda toplumun afet bilincini artırma çabasıdır. 2026 yılı itibarıyla bu kanun, yaşam alanlarımızı daha dirençli hale getirmek için en güçlü hukuki dayanağımız olmaya devam etmektedir. Haklarınızı bilerek, komşularınızla şeffaf bir iletişim kurarak ve teknik süreci yakından takip ederek, dönüşüm sürecini en verimli şekilde yönetebilirsiniz.